Çocuklukta Başarı Kavramı

Çocuklukta Başarı Kavramı

28 Kasım 2014 Cuma


Çocuk denilince akla anne, baba, bebeklik, çocukların hastalıkları, ihtiyaçları, yaşam süreçleri ve daha bir sürü kavram gelir. Ancak temek algı ve istek çocukların yetişkinler gibi hatta daha fazla başarılı! olmaları gerekir.

 

Çocuklar annelerinin ve babalarının pek çok özelliğine sahiptirler. Bir bakıma anne ve/veya baba ne ise çocukta bir yere kadar odur. Onlar gibi olmak zorundadır ama bir yere kadar. Çocuk dünyaya anne ve babasından kendisine aktarılan özellikler ile dünyaya gelirken, anne ve babasının alışkanlıklarına, dünya ile kurdukları iletişime, inançlarına yada inançsızlıklarına, bağnazlıklarına yada özgür akıllarına, hastalıklarından, cesur olmaya kadar pek çok özelliği ile var olur, varlık kazanır.

 

Çocuk anne ve babasından genetik olarak kendisine aktarılanları, doğum öncesinde ve sonrasında hızlı ve etkin bir şekilde kendine göre ve şartlar çerçevesinde yaşamaya başlar. Yetişkinlerden kendisine aktarılmış olanı yok sayması mümkün olamadığı gibi tamamen onlardan biri olmasıda mümkün değildir.

 

Çocukların daha ilk ağlayışından itibaren etki altında olduğu sistemlerin hızlıca değiştiğinin farkında olmak, anne ve baba için en önemli bilgidir. Gebelik süresince sınırlı oranda dış dünyadan etkilenen çocuk, doğum ile birlikte artık zaman ile anne – baba etkisinin yerine dış dünyanın yerini aldığı bir yaşama dahil olacaktır.

 

Anne ve babalar çocuklarına dair pekçok düşünce, inanç ve beklentiye sahiptirler. Bu beklentilerin kimi asla gerçekleşemeyecek olan şeyler olduğu gibi kimisi ise çocuğun kişisel tercihi ve çabası ile ancak mümkün olabilecektir. İşte anne ve babalar çocuklarına dair beklentileri gerçekleşsin derken çocuklarına hedefe dair sürekli bir yükleme yaparlar. Günümüzde anne ve babalar çocuklarından “başarılı” olmayı beklemektedir. Başarı kavramını her anne – baba farklı şekilde algılayabilir; kimi akademik, kimi sportif kimi ise fiziksel güç anlamında kullanabilmektedir. Anne ve babalar başarılı çocuklar yetiştirmek düşüncesindedirler. Ve çocukları “başarılı” olduğunda zannederlerki kendileri gibi çocuklarıda fevkalade mutlu olacaktır.

 

Başarılı olmak elbette bir seçimdir ve bu başarıya dair çalışmalar yapmak kişilerin tercihidir. Bugün neredeyse tüm devlet ve özel okullar başarılı olmayı sınavlardaki başarı ile yada bir spor dalında alınan madalya ile yada bir bilim yarışmasındaki kupa ile kıyas etmektedir. Başarılı olmanın anlamı günümüz aileleri ve onlar ile işbirliği halinde olan okullar için budur.

 

Değerlendirdiğimiz amaçlar doğrultusunda çok başarılı çocuklarımızın olması ihtimali yüksek elbette. Bu kadar uğraşı, çalışmanın neticesi elbetteki başarılı çocuklar yetiştirmeyi sağlayacaktır. Hergün bu koşturmaca arasında başarı€ ile doğup büyüyen çocuklar gelecekte çok daha başarılı birer yetişkin olarak haytlarına devam edeceklerdir kanaati bize hakimdir. Ancak günümüzde bu tarz yaklaşımın sonucunun maalesef saplantılı kişilik tanıları ile birlikte psikiyatrik ilaç ve tedavileri zorunlu kılan haller oluşabilmektedir.

Oğuzhan Eyilik

Pedagog – Psikolojik Danışman