Cinsel İşlev Bozuklukları

Cinsel İşlev Bozuklukları

Biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlık olan insan içinde doğup büyüdüğü toplumla şekillenirken ülkemizde tabu olarak görülen ve çocukluktan itibaren bu şekilde zihinlere yerleşen cinsellik başlığı yetişkinlikte insanlar için derin problemlere yol açmaktadır. Cinsel işlev bozukluklarının temelde üç nedenle ortaya çıktığı savunulur ve bunlar; biyoljik, psikolojik ve sosyal nedenlerdir. 



15 Ekim 2017 Pazar


Cinsel işlev bozukluklarının en önemli etkenleri arasında fizyolojik ve fiziksel nedenleri, bilgisizliği, teknik cinsel bilgi eksikliğini, ruhsal nedenleri, cinselliğe korku, başarısızlık korkusu, eşte karşı cinse karşı yeterli olamama korkusu, kişilik ve şahsiyet çatışmaları ve cinsel sorunları konuşamama ve tartışamama gibi nedenleri sıralayabiliriz.

Cinsel İşlev Bozukluklarının Fiziksel Nedenleri

Bu fiziksel nedenlerin başında genellikle kadınlardaki gebelik, doğum ve yaşlanmaya bağlı menopozla ilgili fizyolojik değişimler gelir. Burada unutmamamız gereken en önemli nokta her gebelik ve doğumda böyle bir cinsel işlev bozukluğunun her zaman gelişmediğidir. Aynı zamanda her menopoza giren kadın da cinsel işlev sorunu yaşayacağı endişesinde olmamalıdır. Menopozda bazı kadınlar gebe kalma korkusu olmadan cinsel ilişkiye girdiği için cinsellikten eskiye göre daha fazla zevk almaktadırlar. Bu durumların dışında trafik kazaları ve onun getirdiği kırıklar ve diğer hastalıklar birçok fiziksel rahatsızlık getirmekte ve kişide bunlara bağlı olarak cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde trafik kazalarının çokluğu ve bu sorun oluşturması büyük etkendir. Beş yıl öncesinin verilerine göre 2005 yılı ilk 6 ayında trafik kazasında yurdumuzda ölenlerin sayısı 1080, yaralananların sayısı ise 1000 lerle ifade ediliyor. Hele omurilik sakatlanmalarından sonra belden aşağı felçlerle ilgili pek çok insanımızın cinsel yaşamı bitmektedir. Kazalar dışında birçok cerrahi girişim, uyuşturucu maddelerin kullanımı cinsel işlev bozukluklarının temel nedenleri arasındadır. Bu arada ilaçlara alerjik reaksiyonlar ve prezervatif gibi araçlara karşı oluşan allerjik reaksiyonların da olduğu unutulmamalıdır. Burada vurgulanması gereken nokta bu rahatsızlıkları olan herkeste birtakım cinsel sorunların her zaman ortaya çıkmayacağıdır. Cinsel işlev bozukluklarının oluşmasında en önemli nedenlerin başında yetersiz uyarım ve yetersiz teknik cinsel bilgi gelir. Birçok tecrübesiz genç bilgi eksikliğinden ne yapacağını bilemez. Bilgi çağı dediğimiz günümüzde internet gibi olanakları da düşünürsek bilgiye ulaşamamak çocuksu bir davranış, bir belirsizlik gibi gelebilir. Bir türlü nelerden çekindiklerini nelerden korktuklarını bazen kendileri de bilmez ve eşlerine de söyleyemezler. Cinsellikte nasıl uyarılacaklarını, nasıl uyaracaklarını ne tam bilirler ne de ne istediklerini ifade edebilirler. Bu beceriksizliğin, acizliğin altında yine yanlış yetiştirilme vardır. Gençleri cinsel konularda cahil denecek kadar bilgisiz bırakmakla ne amaçlanır. Bunu sağlayabilmek için yaşlıların getirdiği yasaklar, oluşturdukları tabu ve günah korkusu ile neredeyse gençleri hadım etmenin kime ve neye faydası vardır? Bu soruyu bir seks bilimcinin anlaması mümkün değil. Cinsel işlevsel sorunlarla gelenlerde aile baskısının olumsuz sonuçlara yol açtığını görüyoruz. Bu bilgisizlik nedeniyle ön sevişmenin başarısız olduğunu duyuyoruz. Eşlerin kendiler için yeterli bir ön sevişmeyi öğrenmesi bile birçok sorunu ortadan kaldırabiliyor. En önemlisi cinselliğin sadece cinsel birleşme olmadığı, sevişmenin ne kadar önemli olduğu hatta yalnızken dahi uzun uzun giyinik hatta yarı giyinik sevişme onları daha düzeyli bir cinselliğe yönlendirecektir.

Kişisel ve kurumsal gelişim eğitim programlarımız psikososyal grup çalışması temelinde yürütülmekte olup drama, rol-play, ısınma oyunları, interaktif etkinlikler, beyin fırtınası, takım çalışması ve en güncel yöntemlerle desteklenmektedir. Daha önceki eğitimlerimizden farklı örneklere ve hakkımızda basında çıkan haberlere ulaşmak için buraya ve renklendirilmiş ifadelere tıklayabilirsiniz.

Aile, çocuk, ergen, genç ve diğer yetişkinlere sunulan tüm kişilik ve psikolojik testler, danışmanlık ve terapi hizmetleri, bireysel ve kurumsal gelişim eğitimleri içerikleri bakımından planlı, bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde disipline edilerek yapılandırılmıştır. Sunum ve etkinlikler, terapi ve danışmanlıklar alanında uzman akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, pedagoglar ve alanında uzman diğer profesyoneller tarafından yürütülmektedir. Bilgi ve becerisiyle bizi destekleyen akademisyen ve uzmanlarımız hakkında detaylı bilgi almak için bu linke göz atmanızı tavsiye ederiz.

Mavi Taç bir sivil toplum fikri olup temel yaklaşımı “Gelişmiş Bir Toplum İçin Çocuklara Doğru Bir Adım Daha!” prensibine dayanmaktadır. Sağlıklı, sorun çözme becerisi gelişmiş, farkındalık düzeyi yüksek yetişkinler o derece sağlıklı çocuklar demektir. Bizim için her bakımdan (fiziksel, ruhsal ve sosyal) sağlıklı çocuklar ise o derece gelişmiş bir tolum anlamı taşımaktadır. Bu temelde öncelikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük tüm kesimlere ücretsiz sivil toplum hizmetleri sunmaktayız. Kamu yararına sunulan sivil toplum faaliyetlerinin kuruluş tüzüğü çerçevesinde geniş bir yelpazesi bulunmakta fakat şimdilik sadece Samsun İlimizde hizmet verebilmekteyiz. Ayrıca tüm bu hizmetleri sürdürülebilir kılmak için bazı özel eğitim ve danışmanlık hizmetlerini tüzük çerçevesinde belirlenen şekliyle bağış karşılığında sunma imkanına sahibiz. Diğer tüm ayrıntılar için 0850 840 84 55 veya 0542 362 7 362 nolu telefonlardan bilgi alabilir ayrıca bu linke göz atabilirsiniz. Kuruluş öykümüz ve amaçlarımız için buraya, sosyal medya ve diğerleri için renklendirilmiş alanlara tıklayabilirsiniz.    youtube   instagram   facebook     twitter