Akran Zorbalığı

Akran Zorbalığı

Günümüzde ve ne yazık ki ülkemizde de giderek yaygınlaşan ve gündemin en vahim konusu haline gelen şiddet ve saldırganlık, tarih dönemleri boyunca en ilkel topluluklardan, en çağdaş toplumlara varıncaya kadar dünyanın her yerinde kendini göstermektedir. Araştırmalar akran zorbalığının, çocukların sağlıklı gelişimine yönelik önemli bir tehdit oluşturduğunu ve çocuklar üzerindeki psikolojik ve sosyolojik etkisinin yetişkinliğe de taşınabildiğini göstermektedir.



30 Haziran 2018 Cumartesi


Çocuk ve ergenle aynı yaş grubunda olan kişi veya kişilerin birbirlerine veya tek bir kişiye karşı fiziksel, sözel ve davranışsal olarak örseleyici, zarar verici davranışlarda bulunmasıdır.

Günümüzde ve ne yazık ki ülkemizde de giderek yaygınlaşan ve gündemin en vahim konusu haline gelen şiddet ve saldırganlık, tarih dönemleri boyunca en ilkel topluluklardan, en çağdaş toplumlara varıncaya kadar dünyanın her yerinde kendini göstermektedir. Araştırmalar akran zorbalığının, çocukların sağlıklı gelişimine yönelik önemli bir tehdit oluşturduğunu ve çocuklar üzerindeki psikolojik ve sosyolojik etkisinin yetişkinliğe de taşınabildiğini göstermektedir.

Fiziksel zorbalık, sözel zorbalık, dışlama-yalnızlaştırma, söylenti çıkarıp yayma ve bireyin mal ve eşyalarına zarar verme şekillerinde sergilenen akran zorbalığı, kronik olarak zorbalığa uğrayan bireyde fiziksel yaralanma ve incinme, okul fobisi, akademik başarıda düşüş, kızgınlık, çaresizlik, değersizlik duyguları ve mutsuzluk ile kaygı ve depresyon gibi sorunlar şeklinde sonuçlanabilir. Bu çocuklar akranlarına göre son derece olumsuz bir benlik kavramı geliştirebilirler.

Zorbalık Davranışının Nedenleri:

Erken çocukluk döneminde çocuğun ilk bakıcısının, çocuğa yönelik duygusal tutumunun ilgi ve sıcaklıktan yoksun olması. Bu tutum çocuğun ileride saldırgan olması ve diğer bireylere karşı nefret duyguları içerisinde olması yönündeki riskleri arttırmaktadır. Çocukluktaki sevgi ve bakımın çok az ve yetersiz oluşu, buna karşılık çocuğa tanınan çok fazla özgürlük yani çocuğun akranlarına, kardeşlerine ya da yetişkinlere yönelik saldırgan tepkilerine sınır konulmaması çocukta saldırgan tepki örüntüsünün gelişimine güçlü katkılar sağlar. Ebeveynlerin güce dayalı disiplin tekniklerini (fiziksel cezalandırma, şiddet uygulama, duygusal patlamalar vb.) kullanması üçüncü önemli faktördür. Bu bulgu “şiddet, şiddete yol açar” görüşünü desteklemektedir. Bu nedenle, açık ve net kurallar koymak, ancak fiziksel ceza ve benzeri disiplin yöntemlerinden kaçınmak çok önemlidir. Bir diğer faktör ise, çocuğun mizacıdır. Çocuğun aktif ve çabuk öfkelenen bir mizaca sahip olması, sakin ve sıradan bir yapıya sahip olan çocuğa göre ileride daha saldırgan olma olasılığını arttırmaktadır.

Kurban Öğrencilerin Özellikleri:

Bu çocuklar içedönük kişilik özellikleri sergilerler, yalnız kalmayı, insanlardan uzakta olmayı tercih ederler. Ayrıca kaygılıdır ve özsaygı düzeyleri de normalden düşüktür. Sıklıkla akranlarına göre fiziksel anlamda daha zayıf, çelimsiz çocuklardır. Çoğunlukla hiç yakın arkadaşları yoktur ve sosyal anlamda soyutlanmış çocuklardır. Genellikle aşırı koruyucu ebeveynlere sahiptirler ve ebeveynlerine yakın olma, sığınma eğilimindedir. Bu özellikleri onların kurban olmalarına zemin hazırlamaktadır ve zorbalığa maruz kaldıklarında genellikle karşılık vermez, kendilerini de savunamazlar. Bu nedenle kurban öğrencilerin, kendilerini zorbalar için hedef haline getiren bu özelliklerinin farkına vararak, zorbalıkla baş etme stratejilerine sahip olmaları sağlanmalıdır. Zorbalığa maruz kaldıklarında doğru davranışlar sergileme ve kurbanlıktan kurtulabilmesi için uygun stratejiler öğrenmeleri için eğitilmeleri gerekmektedir.

Akran Zorbalığı ve Baş Etme Stratejileri:

Zorbalığın önlenmesine yönelik yaklaşımlar değerlendirme, önleme ve müdahaleyi içerecek şekilde çok geniş kapsamlı olmalıdır. Bu amaçla geliştirilen bazı programlar sadece zorba ya da sadece kurban üzerinde odaklanırken; diğer bazı programlar ise, sistematik bir yaklaşımla zorbalık davranışını çok boyutlu olarak ele almaktadır. Okullarda yaşanan akran zorbalığı davranışlarının önlenebilmesi için okul rehberlik servisi tarafından, okuldaki tüm personel, veliler ve öğrencilerin de içinde bulunduğu bir ekip çalışmasıyla, tüm ilgililere zorbalık konusunda bilinçlenme eğitimleri verilerek ve etkili bir önleme programı geliştirilerek uygulanması gereklidir.Zorbalığın önlenmesine yönelik en temel ilkelerden biri; bir yandan sıcak, samimi, pozitif yetişkinlerin katılımının olduğu, diğer taraftan kabul görmeyen davranışların uygun yöntemlerle sınırlandırıldığı bir aile, ev ve okul ortamı yaratmaktır.Konulan kurallar ve sınırlamalar, düşmanca olmayan bir tarzda olmalı, fiziksel yaptırımlar ya da cezalar uygulanmamalı ve mümkün olduğunca tutarlı olunmalıdır. Öğrencilerin gerek okul içinde, gerekse okul dışındaki faaliyetleri izlenmeli ve kontrol edilmelidir. Hem okulda, hem de evde yetişkinler en azından bazı yönlerden bir otorite gibi davranmayı başarmalıdır. Zorbalığın ortadan kaldırılması süreci, çocuğun, ailenin, okulun ve hatta çevrenin içinde olduğu geniş bir işbirliğini gerektirir. Zorbalık, hem zorbaları, hem de kurbanları olumsuz etkilemektedir. Ve her iki durumda da yani, zorbalık davranışı yapan ya da kurban olan çocuk için gecikmeden profesyonel destek alınmalıdır.

 

Kişisel ve kurumsal gelişim eğitim programlarımız psikososyal grup çalışması temelinde yürütülmekte olup drama, rol-play, ısınma oyunları, interaktif etkinlikler, beyin fırtınası, takım çalışması ve en güncel yöntemlerle desteklenmektedir. Daha önceki eğitimlerimizden farklı örneklere ve hakkımızda basında çıkan haberlere ulaşmak için buraya ve renklendirilmiş ifadelere tıklayabilirsiniz.

Aile, çocuk, ergen, genç ve diğer yetişkinlere sunulan tüm kişilik ve psikolojik testler, danışmanlık ve terapi hizmetleri, bireysel ve kurumsal gelişim eğitimleri içerikleri bakımından planlı, bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde disipline edilerek yapılandırılmıştır. Sunum ve etkinlikler, terapi ve danışmanlıklar alanında uzman akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, pedagoglar ve alanında uzman diğer profesyoneller tarafından yürütülmektedir. Bilgi ve becerisiyle bizi destekleyen akademisyen ve uzmanlarımız hakkında detaylı bilgi almak için bu linke göz atmanızı tavsiye ederiz.

Mavi Taç bir sivil toplum fikri olup temel yaklaşımı “Gelişmiş Bir Toplum İçin Çocuklara Doğru Bir Adım Daha!” prensibine dayanmaktadır. Sağlıklı, sorun çözme becerisi gelişmiş, farkındalık düzeyi yüksek yetişkinler o derece sağlıklı çocuklar demektir. Bizim için her bakımdan (fiziksel, ruhsal ve sosyal) sağlıklı çocuklar ise o derece gelişmiş bir tolum anlamı taşımaktadır. Bu temelde öncelikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük tüm kesimlere ücretsiz sivil toplum hizmetleri sunmaktayız. Kamu yararına sunulan sivil toplum faaliyetlerinin kuruluş tüzüğü çerçevesinde geniş bir yelpazesi bulunmakta fakat şimdilik sadece Samsun İlimizde hizmet verebilmekteyiz. Ayrıca tüm bu hizmetleri sürdürülebilir kılmak için bazı özel eğitim ve danışmanlık hizmetlerini tüzük çerçevesinde belirlenen şekliyle bağış karşılığında sunma imkanına sahibiz. Diğer tüm ayrıntılar için 0850 840 84 55 veya 0542 362 7 362 nolu telefonlardan bilgi alabilir ayrıca bu linke göz atabilirsiniz. Kuruluş öykümüz ve amaçlarımız için buraya, sosyal medya ve diğerleri için renklendirilmiş alanlara tıklayabilirsiniz.    youtube   instagram   facebook     twitter