Ağlama Krizleri

Ağlama Krizleri

Çocuklar; istekeri anında yerine gelsin beklentisine sahiptirler ve uzun uzun açıklamaları dinlemek pek de onlara göre değildir. Çünkü isteklerini sorgulayabilme ve erteleyebilme becerisi henüz gelişmemiştir. Konuşma becerisini kazanana kadar ağlamak; olağan bir iletişim biçimi olarak algılanır. 



30 Haziran 2018 Cumartesi


Parkta, alış veriş merkezlerinde istediğini yaptırmak için ağlayan ve hatta kendini yerlere atan çocuklara, “Eyvah! İnsanlara rezil olduk!” duygusu ile hareket eden anne babalara hiçbirimiz yabancı değiliz. Hayatta her isteğimiz –en azından- anında olmadığına göre; çocuklarımıza bu önemli gerçeği sağlıklı bir biçimde nasıl anlatabiliriz?

Çocuklar, ağlamayı istediklerini elde etme aracı olarak kullanırlar. Çocuklar istedikleri anında olsun isterler ve uzun uzun açıklamaları dinlemek pek de onlara göre değildir. Çünkü isteklerini sorgulayabilme ve erteleyebilme becerisi henüz gelişmemiştir. Konuşma becerisini kazanana kadar ağlamak; olağan bir iletişim biçimi olarak algılanır. Fakat ağlamanın 2 yaş civarında yerini konuşmaya bırakması beklenirken kimi çocuklar bu davranışı sürdürür veya isteklerini yaptırmak için etkili bir silah olarak kullanır, inatlaşma ile ağlamayı harmanlayarak aileyi pes ettirme ve isteklerini elde etme aracı olarak kullanır. Özellikle 2 yaş civarında konuşma, yürüme, tuvalet eğitimi, beslenme gibi becerileri kazanarak kısıtlı da olsa özerklik kazanması ile ağlama ve inatlaşma davranışları kendini gösterme biçimi olarak kullanabilir.2 yaş ve sonrasında hangi yaşta olursa olsun, çocuğun ağlamanın bir iletişim biçimi olamayacağını fark etmesi gerekir. Bunun için çocuk ağlarken aile, “bunu mu istiyorsun?”, “oyun mu oynayalım?”, “bir yerin mi acıdı?”, “oyuncağını mı aldı?‘’gibi binlerce olası durumdan gerçek olanı tahminler ile bulmaya çalışmak yerine çocuğun kendisini sözel olarak anlatması için destekte bulunmalıdır.

Küçük yaşta edinilen alışkanlıklar kalıcı olur 2 yaş civarında ağlayarak ve inatlaşarak isteğini yaptırmak isteyen çocuğun kelime bilgisini desteklemek, 3 -5 yaşında kendisini daha detaylı olarak anlatabilmesi için tüm sözel iletişim becerilerini desteklemek, 5 yaş itibarı ile isteklerini ertelemeyi veya isteğine ulaşabilmek için uygun zamanı beklemeyi öğrenebilmesi için kumbara edinmek, takvim takip etmek gibi etkinlikler yapmak faydalı olacaktır.  Okul öncesi dönemde, yaşam temellendirilirken edindirilen bu alışkanlıklar kalıcı olacaktır. Otorite çocuğunuzda değil sizde olmalı! Eğer çocuk okul öncesi dönemde bahsettiğimiz becerileri kazanmamış ise; isteklerini aile ile sürdürdüğü otorite çatışmasında araç olarak kullanmayı deneyebilir. Aileye düşen en büyük ve en zor iş ise; çocuğun yaşı ne olursa olsun, isteklerini yapmanın veya yapmamanın kendi ellerinde, kontrollerinde, otorite göstergesi olarak kullanılmamasıdır. Ayrıca; isteğinin yerine getirilmesi için elinden geleni yapan ve son derece duygusal davranan çocuğa; geçmiş yaşantıları gündeme getirerek( “önceki gelişimizde de tutturmuştun!”), tehditkâr (“ağlarsan yapmam/almam!”), genelleyici (“hep ağlıyorsun!”, “yine tuttu damarın!”) veya değişken (“olmaz, izin veremem”, bir süre sonra “tamam tamam, haydi git!”) , suçlayıcı tavırlar ile yaklaşmamalıdır. Aile; çocuğun talebini değerlendirebilir ve yaşına uygun şekilde nedenleri ile birlikte isteğini gerçekleştirmenin mümkün olup olmadığını açıklayabilir. Bu süreçte önemli olan çevredekilerin bakışı değil, çocuğun geleceğidir...

Kişisel ve kurumsal gelişim eğitim programlarımız psikososyal grup çalışması temelinde yürütülmekte olup drama, rol-play, ısınma oyunları, interaktif etkinlikler, beyin fırtınası, takım çalışması ve en güncel yöntemlerle desteklenmektedir. Daha önceki eğitimlerimizden farklı örneklere ve hakkımızda basında çıkan haberlere ulaşmak için buraya ve renklendirilmiş ifadelere tıklayabilirsiniz.

Aile, çocuk, ergen, genç ve diğer yetişkinlere sunulan tüm kişilik ve psikolojik testler, danışmanlık ve terapi hizmetleri, bireysel ve kurumsal gelişim eğitimleri içerikleri bakımından planlı, bilimsel ve etik kurallar çerçevesinde disipline edilerek yapılandırılmıştır. Sunum ve etkinlikler, terapi ve danışmanlıklar alanında uzman akademisyenler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, pedagoglar ve alanında uzman diğer profesyoneller tarafından yürütülmektedir. Bilgi ve becerisiyle bizi destekleyen akademisyen ve uzmanlarımız hakkında detaylı bilgi almak için bu linke göz atmanızı tavsiye ederiz.

Mavi Taç bir sivil toplum fikri olup temel yaklaşımı “Gelişmiş Bir Toplum İçin Çocuklara Doğru Bir Adım Daha!” prensibine dayanmaktadır. Sağlıklı, sorun çözme becerisi gelişmiş, farkındalık düzeyi yüksek yetişkinler o derece sağlıklı çocuklar demektir. Bizim için her bakımdan (fiziksel, ruhsal ve sosyal) sağlıklı çocuklar ise o derece gelişmiş bir tolum anlamı taşımaktadır. Bu temelde öncelikle sosyo-ekonomik düzeyi düşük tüm kesimlere ücretsiz sivil toplum hizmetleri sunmaktayız. Kamu yararına sunulan sivil toplum faaliyetlerinin kuruluş tüzüğü çerçevesinde geniş bir yelpazesi bulunmakta fakat şimdilik sadece Samsun İlimizde hizmet verebilmekteyiz. Ayrıca tüm bu hizmetleri sürdürülebilir kılmak için bazı özel eğitim ve danışmanlık hizmetlerini tüzük çerçevesinde belirlenen şekliyle bağış karşılığında sunma imkanına sahibiz. Diğer tüm ayrıntılar için 0850 840 84 55 veya 0542 362 7 362 nolu telefonlardan bilgi alabilir ayrıca bu linke göz atabilirsiniz. Kuruluş öykümüz ve amaçlarımız için buraya, sosyal medya ve diğerleri için renklendirilmiş alanlara tıklayabilirsiniz.    youtube   instagram   facebook     twitter