Okul Fobisi Sanrısı

Okul Fobisi Sanrısı

Sevgili anne ve babalar, tekrarlıyorum; Kendi Çocukluğundan Uzaklaşan, Kendi
Çocuğundan Uzaklaşır!


9 Eylül 2019 Pazartesi


Oyun çağından diğer bir deyişle okul öncesi çağdan klasik eğitim hayatına başlayacak
çocukların zihninden, gözünden okuyalım meseleyi, sonra siz karar verin, fobi mi, korku mu,
sanrı mı veya başka bir şey mi?
Çocuk: Selaaam!!! sadece kendi sorun ve meşguliyetlerini kendi penceresinden
hızlıca yine kendine göre değerlendiren yetişkinler, umarım yazının devamını zahmet edip
okursunuz. Ben bu yıl okula başlayacak diğer tüm çocukların temsilcisiyim, olmasamda öyle
varsayın ve bu sefer dinlemeye/okumaya zorlayın kendinizi biraz. İsmimi söylemek isterdim
ama ben seçmedim bu ismi onu pas geçiyorum, cinsiyetimi söylerdim ama ben ve
arkadaşlarım için sizin önemsediğiniz kadar önemli değil, hatta saçma buluyoruz, aslında
anlamadığımız şeyleri sizin de yaptığınız gibi bizde saçma buluyoruz. Bizler geçen yıl oyun
oynuyorduk, eğleniyorduk, anasınıfı öğretmenimiz bizi hep gezmeye götürüp eğlendiriyordu,
bir de sürekli mutsuz görünen yardımcı abla vardı ama bizimle ilgilenirdi. Boyalarla,
kartonlarla, balonlarla bir şeyler üretip duruyoruz, ince motor bir şeylerimiz gelişiyormuş
duyduğuma göre. Şarkılar söylüyorduk, hatta gösteri bile yaptık, gösteri de yetişkinlere göre
şarkılar çalıp söyleselerde accayip eğlendik… okul güzel, eğlenceli, her şey mükemmel
derken şimdi okul diye bizi bir yere getirdiler, farklı oturma masaları var, duvar kadar tahta
var, öğretmenimiz güzel biri ama sürekli “kurallar var, kurallar var” diye tekararladı,
evdekiler de hep aynı cümleyi kurdu, kurallardan sebep ilk gün acaba yanlış mı olur diye
tuvaletinin geldiğini söyleyemeyen bir arkadaşımız altına kaçırdı, sonra gören olmadı o
arkadaşımızı, okul değiştirmiş olabilirler. Başka bir arkadaşımız ailesindeki tek çocukmuş,
tek torunmuş, herkes omuzunda gezdiriyormuş onu, kurallar, tenefüs zorunluluğu, söz
almadan konuşma, yap denileni yap, yapma denileni yapma, sus, sessiz ol, soru sorma,
koridorda koşma, bahçede de koşma, az kalsın unutuyordum çiçek olun var birde… gibi
kurallardan sebep olsa gerek bu bahsettiğim arkadaş var ya tek olan, “ben burada
yaşayamam, şimdi biraz ağlarsam annem nasılsa kıyamaz alır beni gideriz eve” 
diyordu
en son, gittilerde zaten. Sonra ne oldu biliyor musunuz, galiba ikinci haftaydı, o arkadaşımızın
annesinin sesi “hayır okula gelmek zorundasın, bak herkes gelmişşş!” diye yükselirken
hepimiz çok korkmuştuk. Başka bir arkadaşımızın da yeni kardeşi doğmuş, “evi ona
bıraktım geldim kesinlikle dönmem gerekiyor”
 diye tekrarlayıp duruyordu kendi kendine.
İlk günler bu arkadaşımız da buldu eve gitmenin yollarını ama daha sonra gelmeye başladı,
öğrendiğimize göre babası onu tuhaf isimli bir yere götürmüş… ah! hatırladım Mavi Taç
isminde bir yermiş. Sınıfımızda okadar çok örnek var ki, sizin okul fobisi sandığınız ama
olmayan. Hadi son bir arkadaşımızı daha anlatayım. Bu arkadaşımızın anne babası boşanmış,
arkadaşımız annesiyle yaşıyormuş, annesi sık sık “baban bizi terk etti gitti” gibi şeyler
söylüyormuş. Haliyle arkadaşımzın kafası fazlasıyla karışıktı, gelip bana sormuştu; “ben
okuldayken ya annem de terkederse beni?”
 çok kaygılıydı… neyse gittim ben, bir ara yine
gelirim belki, ödev yap diye tepemde dikiliyorlar şu an…
Sevgili anne ve babalar, tekrarlıyorum; Kendi Çocukluğundan Uzaklaşan, Kendi
Çocuğundan Uzaklaşır!

Cesur CEYLAN

cesurceylan@gmail.com